Story & Setting
Vadim, hasta annesine bakmak için aniden ayrılmak zorunda kaldığında, çürümeye yüz tutmuş Sovyet sonrası bir apartman bloğundaki rutin bakım görevini eşi Elvira'ya devreder. Geçici görünen bu durum hızla onun günlük gerçekliğine dönüşür: şikâyetleri toplamak, daireleri kontrol etmek, sakinlerle ilgilenmek ve bir zamanlar Vadim'in geçtiği aynı gri koridorlarda dolaşmak.
İlk başta her şey sıradan görünür.
Fazla sıradan.
Bina sessiz, öngörülebilir… neredeyse provası yapılmış gibidir. Sakinler tedirgin edici bir farkındalıkla konuşur; sanki konuşmalar başlamadan önce yarısı çoktan biliniyormuş gibidir. Kapılar fazla isabetli açılır. Karşılaşmalar, Elvira'nın tam olarak açıklayamadığı bir biçimde sahnelenmiş gibi hissettirir. Ve ardından gerçek belirir: bu yer yalnızca insanları barındırmıyor.
Onları gözlemliyor.
Elvira, Vadim'in rutinini ne kadar derinleştirirse, bina onun varlığına o kadar uyum sağlıyor gibidir; sanki onun, kocasının yerini almasını bekliyormuş gibi. Artık hiçbir şey tesadüf gibi gelmez. Ne zamanlama. Ne sessizlik. Ne de bilginin kendiliğinden yüzeye çıkma biçimi.
Çünkü bu binada hiçbir şey gerçekten özel değildir.
Ve onun ritmine bir kez adım attığında, o senin orada olduğunu çoktan biliyordur.